
"Bir organizasyon 3. defa düzenleniyorsa geleneksel olur" derler... İşte bu güzel gelenek bozulmadı ve 3. Geleneksel ODTÜ’lü Kızanlar Buluşması bu yıl Edirne’nin tarihi ve samimi atmosferinde gerçekleşti.
Aylardır büyük bir heyecan ve yapay zeka desteğiyle hazırlıklarını sürdürdüğümüz Edirne buluşmamızda, ne yazık ki aramızda olamayan dostlarımızın eksikliğini hissettik. Sevgili dostumuz Süheyla’nın tedavi süreci sebebiyle yanında olan Jale ve elbette Yücel’in aramızda olamayacağını öğrendiğimizde içimiz burkuldu. Süheyla’mıza acil şifalar diliyoruz...
Ayrıca, 22 Ağustos buluşma tarihi tam 1 yıl öncesinden belli olmasına rağmen, Tarsus ve yurt dışı gerekçeleriyle aramızda bulunamayan Meister ve Doğaroğlu ailelerini anlamadığımızı ve anlamak için kendimizi zorlasak da anlayamayacağımızı bilmelerini isteriz!
Tüm bu eksikliklere rağmen dostluğun ve paylaşımın ön planda olduğu unutulmaz buluşmamız başladı.
21 Ağustos Cuma günü saat 16.00 sularında Edirne’ye ulaşan Alabıyık ve Cirit ailelerini karşılayarak Meriç Nehrinin kenarında, muhteşem bir atmosferde akşam yemeği ile buluşmanın startını verdik.
Beray ortamı o kadar çok beğendi ki; çocukluğumuzun ve gençliğimizin el değmemiş doğal mesire alanı olan, şimdilerde ise betonlaşmış görüntüsü ve yeni adıyla bilinen Millet Bahçesi'ne kendisini adeta zorla götürdük.


Millet Bahçesi’ne vardığımızda Meriç Nehrini daha da güzelleştiren gün batımı eşliğinde bol bol hatıra fotoğrafı çektirdik.



Gecenin ilerleyen saatlerinde Edirne sokaklarında yürüyüş yaptıktan sonra, otel önerime uymayıp Beray’ın bulduğu (ve sabah dek pek uyuyamadıkları) otele 1 nolu kafileyi bıraktık. Sabah gelecek 2 nolu kafileyi karşılamak üzere sözleşerek ayrıldık.

Cumartesi sabahı saat 08.15’te otogara inen Dilek ve Müyesser’i karşıladık. Otelde kalan 1 nolu kafilenin de eve geçmesiyle, Leyla Sultan’ın özenle hazırladığı muhteşem kahvaltı sofrasında güne başladık.

Adeta Bir Tarih Maratonu: Kahvaltının ardından yoğun ve tempolu Edirne turumuz başladı. Grup şefimizin öyle katı kuralları vardı ki; kolayını bulsa grubu sopayla koşturarak gezdirecekti!
Selimiye Camii: İlk durağımız Selimiye Camii’nin büyüleyici atmosferi oldu. Çok aramıza rağmen meşhur ters lale figürünü bulamasak da bolca fotoğraf çekilerek camiden ayrıldık. (SELİMİYE FOTOĞRAFLARI FAVEBOOK GRUBUMUZDA MEVCUT)

Eski Cami & Bedesten Çarşısı: Selimiye’nin ihtişamından sonra Eski Cami gezildi. Ardından tarihi yapısıyla görülmeye değer, ancak esnafının pek yüzünün gülmediği Bedesten Çarşısı ziyaret edildi.
Kervansaray, Üç Şerefeli Camii & Makedon Kulesi: Halen otel olarak hizmet veren Kervansaray’ı inceledikten sonra hızlıca Üç Şerefeli Camii’ye geçtik. Peşinden, Edirne’nin Roma dönemine dayanan en eski yapısı olan ve yeni restore edilen Makedon Kulesi’ne çıkarak şehri kuş bakışı seyrettik.
Alipaşa çarşısı :Aklınıza gelebilecek hemen herşeyin satıldığı Edirne'nin kapalı çarşısından hızlıca geçip öğle yemeği molası verdik.


Tava Ciğer Molası & Modavizyon: Öğlen yemeğinde Edirne’nin meşhur lezzeti Tava Ciğer’i afiyetle yedik. Yemeğin ardından Modavizyon fabrika satış mağazasında kısa bir alışveriş molası verdik.

Sarayiçi & Sultan II. Bayezid Külliyesi: Tarihi Kırkpınar yağlı güreşlerinin yapıldığı Sarayiçi’ni ziyaret edip başpehlivanların heykelleriyle fotoğraflar çekildik. Hızlıca araçlara binip Osmanlı döneminde insanların müzikle şifa bulduğu, Edirne’ye gelindiğinde mutlaka görülmesi gereken Sultan II. Bayezid Külliyesi’ne geçtik.
Karaağaç ve Leyla’nın Bahçesi: Tunca ve Meriç köprülerinden geçerek Karaağaç’a ulaştık. Sıra sıra kafelerle dolu sokaklarda zor da olsa park yeri bulup Lozan Anıtı ve Tarihi Tren Garı’nı gezdik. Bir sonraki durağımız Leyla’nın bahçesi oldu. Sezon sonu olması sebebiyle birkaç erik ve üzüm atıştırıp su, soda ve kahve eşliğinde serinledik.


Unutulmayan Yıldönümü ve Akşam Yemeği: Akşam yemeği öncesi kafileler dinlenmek üzere otellerine ve eve çekildi. Akşam ise Padişahların bile gün batımını izlemek için özel yapı inşa ettirdiği Meriç Köprüsü’nün yanı başında keyifli bir akşam yemeği başladı.


Yemeğin ilerleyen saatlerinde çok özel bir sürpriz yaşandı. Geçen yıl buluşma tarihini belirlerken "22 Ağustos bizim evlilik yıldönümümüz olsun" dediğimiz halde unutulduğunu sandığımız 36. Evlilik Yıldönümü pastamız masaya geldi. Bu özel günü kıymetli dostlarımızla birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduk, tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz.



Gece dönüşünde Mustafa Eniştemiz az içtiği için Ali’nin arabasını kullandım; biz de kendi aracımızı mekanın otoparkında bırakıp eve taksiyle döndük.
Sabah, yıllar sonra ilk kez İnternetten güzergahını öğrendiğim minibüse binerek mekanın otoparkındaki aracımı alıp eve döndüm.
1 nolu kafile ile buluşup çay, kahve ve koyu bir sohbet eşliğinde badem ezmesi ve peynir alışverişlerimizi tamamlayıp kendilerini uğurladık. Akşamüzeri 2 nolu kafile ile son bir kez daha Tava Ciğer yiyip onları da otogardan memleketlerine yolcu ettik.



Yol yorgunluğu, otel uyumsuzlukları ve koşturmacasıyla biraz yorucu ama dostluğun sıcaklığıyla tüm zorlukları unutturan harika bir buluşmayı geride bıraktık. Adana sıcağını aratmayan Edirne sıcağı, dostluğumuzun sıcaklığının yanında hiç kaldı.
Katılan, katılamadığı halde gönlü bizimle olan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Ayrıca daha önce Adana ziyaretinde tanışma fırsatı bulduğumuz, grubumuzun ise bu buluşmada yakından tanıdığı Beray’ın eşi Mustafa Eniştemize katılımından dolayı ayrıca teşekkür ediyoruz.
Gelecek Program:
Tarih: 21 Ağustos 2027
Yer: Kemer / Antalya
4.GELENEKSEL BULUŞMA EV SAHİBİ

Not: 2027 yaz tatilinizi 21 Ağustos tarihini kapsayacak şekilde planlamanızı öneririz. Gala yemeğimiz 21 Ağustos akşamı gerçekleşecektir. (Duyduk ki 21 Ağustos tarihi, aynı zamanda ev sahiplerimiz Canan & Ali çiftinin nişan yüzüğü takma yıldönümüymüş!)
Yeni buluşmalarda ve güzel anılarda yeniden bir araya gelmek dileğiyle...
VE.... Bendeniz... 2 Gün boyunca size eziyet eden yorgun savaşçı...
